“Biz anlıyoruz ama başkaları söylediklerini anlamıyor.” Çocuğunun konuşmasını böyle anlatan aileler, zamanla veya okula başladıktan sonra konuşmanın daha anlaşılır olup olmayacağını merak edebilir.
Çocukların konuşma sesi gelişimi zaman içinde ilerler. Ancak konuşması belirgin biçimde anlaşılmayan bir çocukta “ilkokula başlayınca düzelir” diye beklemek uygun değildir. Güçlük okul öncesi dönemde değerlendirilmeli; destek gereksinimi belirlenirse süreç ilkokul başlangıcına bırakılmamalıdır.
Yalnızca r sesinde güçlük yaşanması ile çok sayıda sesin etkilendiği ve konuşmanın genelinin zor anlaşıldığı durumlar aynı şekilde ele alınmaz. Kararda çocuğun yaşı, hata türü ve güçlüğün anlaşılırlığa etkisi önemlidir. [1]
Biz Anlıyoruz Ama Başkaları Anlamıyor
Konuşmanın anlaşılabilirliği, dinleyicinin çocuğu tanıması ve konuşmanın bağlamı gibi etkenlerden etkilenir. Aile üyeleri çocuğun söyleyiş biçimine ve anlatmak istediği konulara daha aşina olabilir. Bu nedenle yalnızca “Evde anlıyoruz” bilgisi değerlendirme için yeterli değildir. [1]
Birkaç sesi farklı söylemek ile konuşmanın genelinin zor anlaşılması aynı durum değildir. Bir çocuk belirli bir sesi farklı üretse de söylediklerini rahatlıkla aktarabilir. Başka bir çocukta ise birçok sözcüğün anlaşılması için ailesinin açıklama yapması gerekebilir.
ASHA, dört yaşta konuşmanın çoğunun başkaları tarafından anlaşılmasını beklenen iletişim becerileri arasında sayar. Bu, bütün seslerin kusursuz söylenmesi gerektiği anlamına gelmez. Dört yaş civarında konuşmanın belirgin biçimde zor anlaşılması değerlendirmede önemlidir; ancak kaygı varsa değerlendirme için dört yaşını beklemek gerekmez. [2]
Küçük yaşlarda değerlendirme ve terapi kararı, Çocuğumun Konuşması Anlaşılmıyor: Terapi İçin Erken mi? yazısında ele alınmaktadır.
Konuşma Güçlüğü Kendiliğinden Geçebilir mi?
Bazı konuşma hataları gelişim sırasında görülebilir. Ancak bir çocukta gözlenen güçlüğün nasıl ilerleyeceği konusunda yalnızca yaşına bakılarak kesin bir sonuç söylenemez.
Wren ve arkadaşlarının (2016) geniş bir nüfus kohortuna dayanan çalışması, bazı çocuklarda konuşma sesi güçlüklerinin sekiz yaşta da bulunduğunu göstermiştir. Araştırma, bu güçlüklerin sıklığını ve ilişkili etkenleri incelemektedir; hangi çocuğun terapi almadan kendiliğinden düzeleceğini belirleyen bir çalışma değildir. [3]
Dolayısıyla “Şimdi düzeltilmezse mutlaka kalıcı olur” ve “Nasıl olsa büyüyünce geçer” ifadelerinin ikisi de fazla kesindir. Çocuğun konuşma özellikleri ve zaman içindeki değişimi değerlendirmeye katılmalıdır.
Belirgin Konuşma Güçlüğünde Neden İlkokul Beklenmemeli?
Öğretmenler, çocuğun farklı kişilerle iletişim kurarken yaşadığı durumlara ilişkin değerli gözlemler paylaşabilir. Ancak “Arkadaşlarından öğrenir” veya “Okula başlayınca düzelir” düşüncesi, belirgin bir güçlüğün değerlendirilmesinin yerini tutmaz.
Konuşmanın belirgin biçimde zor anlaşılması, çok sayıda sesin etkilenmesi veya sözcüklerin önemli bölümlerinin sık sık atlanması durumunda güçlük okul öncesi dönemde ele alınmalıdır. Değerlendirmede ses üretimleri, hata örüntüleri, anlaşılırlık ve gerektiğinde dil becerileri ile işitme incelenir. [1]
Değerlendirme sonucunda terapi gereksinimi belirlenmişse, yalnızca çocuğun ilkokula başlamasını beklemek uygun bir erteleme gerekçesi değildir. İzlem önerildiğinde ise bu, “nasıl olsa düzelir” diyerek belirsiz süre beklemek değil, gelişimi planlı biçimde takip etmektir.
Yalnızca R Sesini Söyleyemiyorsa Ne Yapılır?
Konuşması genel olarak anlaşılır olan ve güçlüğü yalnızca r sesiyle sınırlı kalan bir çocukta, değerlendirme sonucuna göre altı yaşına kadar izlem düşünülebilir. Bu seçenek, konuşmanın genelini etkileyen güçlüklerde aynı yaşa kadar beklemek anlamına gelmez.
Altı yaş, her çocuk için zorunlu bir bekleme sınırı değildir. R sesinin nasıl üretildiği, iletişime etkisi ve çocuğun diğer konuşma özellikleri kararı etkiler. Burada belirtilen izlem seçeneği, bütün çocuklara uygulanacak bir edinim kuralı değil, bireysel değerlendirmeye bağlı klinik bir karardır.
Okuldan Kısa Süre Önce Başlamak Yeterli Olur mu?
Terapiye ihtiyaç varsa, sürecin ne kadar süreceği çocuğun yaşadığı güçlüğe ve ilerlemesine göre değişir. Bu nedenle ilkokula başlamadan bir–iki ay önce başlanmasının yeterli olacağı varsayılmamalıdır.
Bir sesi çalışma sırasında üretmek ile günlük konuşmada tutarlı kullanmak farklı hedeflerdir. [1] Terapiye ihtiyaç varsa planlama okul öncesi dönemde yapılmalı; okul takvimi, çocuğun gereksiniminin önüne geçmemelidir.
Konuşma Sesi Güçlüğü Okuma ve Yazmayı Etkiler mi?
Konuşma sesi güçlüğü bulunan her çocukta okuma-yazma güçlüğü gelişmez. Bununla birlikte konuşma ve dil becerileri ile okuryazarlık arasındaki ilişkiler değerlendirmede önem taşır.
Hayiou-Thomas ve arkadaşları (2017), erken konuşma sesi bozukluğunun tek başına okuryazarlık üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu; eşlik eden dil güçlüğü ve ailede disleksi riski gibi ek etkenlerin sonuçlarla ilişkili olduğunu bildirmiştir. Aynı çalışmada, konuşma güçlüklerinin okul başlangıcına kadar devam etmesi daha zayıf erken okuryazarlık becerileriyle ilişkili bulunmuştur. [4]
Burgoyne ve arkadaşlarının (2019) araştırması da okul başlangıcındaki konuşma güçlükleri ile sonraki okuma güçlükleri arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. [5]
Bu bulgular, konuşma güçlüğünün her çocukta okuma sorununa yol açacağını göstermez. Ayrıca bu çalışmalardan “Terapiyi ertelemek okuma güçlüğüne neden olur” veya “Erken konuşma terapisi okuma güçlüğünü kesin önler” sonucu çıkarılamaz.
Değerlendirmede yalnızca seslerin doğru söylenmesine değil; gerektiğinde dili anlama, cümle kurma ve sözcüklerin ses yapısını fark etme gibi becerilere de bakılmasının nedeni, çocuğun ihtiyaçlarını daha geniş bir çerçevede anlamaktır. [1]
Aileler Neleri Paylaşabilir?
Değerlendirme sırasında günlük yaşamdan somut örnekler paylaşmak yararlı olabilir:
- Çocuğu kimlerin, hangi durumlarda anlamakta zorlandığı.
- Söylediklerini açıklamak veya tekrar ettirmek gerekip gerekmediği.
- Konuşmasında zaman içinde fark edilen değişiklikler.
- Sözcük kullanımı, cümle kurma veya söylenenleri anlamayla ilgili başka kaygılar.
- Öğretmenin gözlemleri ve işitmeyle ilgili sorular.
Bu bilgiler bir ev testi değildir. Amaç doğru veya yanlış söylenen sesleri puanlamak değil, çocuğun iletişim deneyimini anlatmaktır. Sürecin genel işleyişi Değerlendirme ve Terapi Süreci sayfasında açıklanmaktadır.
Sonuç
Belirgin konuşma güçlüğünü ilkokula kadar bekletmek uygun değildir. Konuşmanın genel olarak zor anlaşılması veya çok sayıda sesin etkilenmesi, okul öncesi dönemde değerlendirilmelidir. Terapi gereksinimi belirlenirse süreç yalnızca okul başlangıcı beklendiği için ertelenmemelidir.
Yalnızca r sesindeki güçlük, konuşması genel olarak anlaşılır olan bazı çocuklarda değerlendirmeye bağlı olarak altı yaşına kadar izlenebilir. Bu sınırlı durum, bütün konuşma sesi güçlüklerinde beklemek için gerekçe değildir.
Kaynaklar
- American Speech-Language-Hearing Association. Speech Sound Disorders: Articulation and Phonology.
- American Speech-Language-Hearing Association. Communication Milestones: 3 to 4 Years.
- Wren, Y., Miller, L. L., Peters, T. J., Emond, A. ve Roulstone, S. (2016). Prevalence and Predictors of Persistent Speech Sound Disorder at Eight Years Old: Findings From a Population Cohort Study. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 59(4), 647–673. Makale.
- Hayiou-Thomas, M. E., Carroll, J. M., Leavett, R., Hulme, C. ve Snowling, M. J. (2017). When Does Speech Sound Disorder Matter for Literacy? The Role of Disordered Speech Errors, Co-occurring Language Impairment and Family Risk of Dyslexia. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 58(2), 197–205. Makale.
- Burgoyne, K., Lervåg, A., Malone, S. ve Hulme, C. (2019). Speech Difficulties at School Entry Are a Significant Risk Factor for Later Reading Difficulties. Early Childhood Research Quarterly, 49, 40–48. DOI: 10.1016/j.ecresq.2019.06.005.
Bu içerik çocuklarda konuşma sesi gelişimi hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bireysel değerlendirme, tanı veya terapi önerisi yerine geçmez.